TRT Genel Müdürü Sobacı, Netflix’e alternatif internasyonal bir dijital platform inşa edeceklerini deklare etti

TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafınca Hakkaniyet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Toplumsal Tesisi’nde, ortaklaşa düzenlenen “Stratcom Youth: Internasyonal Genç İletişimciler Forumu”nda “Dezenformasyon Çağlarında Kamu Yayıncılığı” temalı konuşma yapmış oldu.

Günümüzde süslü kavramlar altında zehirli düşünceler ve teyide muhtaç bilgilerin sunulduğunu belirten Sobacı, bunların olağan haline gelmesinden dolayı insanların maruz kalmış olduğu etkiyi çözümleme bile edemez duruma gelindiğini söylemiş oldu. Sobacı, gün içinde piyasaya sürülen haberlerin örtüsünü kaldırıp, altına bakılamadığını, insanların haberin doğruluğunu öğrenemeden vakadan vakaya geçtiğini ifade ederek “Sayısız bildirime maruz kaldığımızda, bir vaka üstüne düşünme kabiliyetimizi kaybettiğimizde, buna bir dezenformasyon eklendiğinde, sonuçsuz bir sürece gidiyoruz. Bu, bireyi anlamsızlığa iter. Hakikat ile yalanın sınırlarının bulanıklaştığı bir dönem.” diye konuştu.

Dezenformasyon mecrasının bir tek haberde olmadığını vurgulayan Sobacı, kurumsal ve bireysel ölçekte üretilen film, belgesel, animasyon ve mobil uygulamaların da dezenformasyonun öğesi olabildiğini kaydetti.

TRT Genel Müdürü Sobacı, Netflix'e alternatif uluslararası dijital platform inşa edeceklerini açıkladıTRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı

Bilincinde olmadan, farkındalık yaratacak bir halde, insanların öncesinden tasarlanmış bir düşünme tarzına yönlendirildiğini belirten Sobacı, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Toplumsal medya, bireylerin daha özgür bir halde fikirlerini ortaya koyabildiği bir alan olacağı iddia edilirken aniden yalan haberin, dezenformasyonun mecrası haline geldi. Dijital çağda özgürlük alanı vadederken, kaos, belirsizlik ve abartıdan beslenen bir toplumsal medya karşımıza çıktı. Toplumsal medya kullanıcılarının yüzde 70’i toplumsal medyayı data ve haber deposu olarak kullandığını söylüyor. Toplumsal medya, data ve haber deposu olma işlevi üstlendiği andan itibaren, kaçınılmaz olarak dezenformasyon ve manipülasyonun yoğun bir halde yaşandığı alanlar haline dönüştü. Yalan haberin, teyide muhtaç haberin ya da yanıltıcı haberin, görsellerin, herhangi bir denetim mekanizmasından da geçmeden kati data etiketiyle paylaşılmış olduğu bir ortam. Toplumsal medyanın doğasından meydana gelen bir özellik belirdi, o da hızla yayılma. Yalan habere hızla yayılma imkanı verdi. Yalan haber bambaşka bir noktaya doğru yürüdü.”

Sobacı, yarım asırdır hakimiyetini korumuş olan küresel ekonomik ve siyasal sistemin krizde bulunduğunu belirterek küresel ekonomik sistemin bu krizlerin üstünü örtmek, olağanlaştırmak, meşrulaştırmak için internasyonal kamuoyunun algısını yönetmeye çaba ettiğini bildirdi.

Bu çaba sebebiyle dezenformasyonun daha had safhada bulunduğunu dile getiren Sobacı, şöyleki devam etti:

“Önceleri dezenformasyon yok muydu? Vardı. Teknoloji bunu kolaylaştırdı mı? Evet kolaylaştırdı. Fakat küresel sistemin krize düştüğünün daha çok ortaya çıkmış olması, daha çok dezenformasyonu bununla beraber getirdi. Bu sebeple küresel sistem bunun üstünü örtmeye çalışıyor. Yalan habere dayalı olarak, toplumları manipüle etmeye dayalı olarak dezenformasyon faaliyetlerine başvuruyor. Olağanlaştırmaya çalışıyor bu krizleri. Artık sınırdan geçmeye çalışan mülteciye çelme takanı gördüğünüzde çok da fazla yadırgamıyorsunuz. ‘O da geçmeseydi. Hepimiz yerinde kalsın’ demeye başlıyorsunuz. Küresel sistemin krizde bulunduğunu örtme çabası, dezenformasyonu bugün kat be kat artırdı.”

Kamu yayıncılığının öneminin bu aşamada daha da artmaya başladığına dikkati çeken Sobacı, “Kamu yayıncısı olarak, küresel sistemin krizde bulunduğunu duyuru etmek zorundasınız. Cumhurbaşkanımız da küresel sistemin krizde bulunduğunu söylüyor. Tabiri caizse ‘Kral çıplak’ diyor. Küresel sistemin krizde olduğu bir dönemde, ülke olarak iddialarınızı hem ulusal hem de internasyonal alanda daha iyi anlatmak zorundasınız. Küresel sistemini krizlerinin ülkemize olan etkilerini bertaraf etmek zorundasınız. En sonunda devletle millet arasındaki ilişkiyi güçlendirmek zorundasınız.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Doğru bilgiye olan ihtiyacın her geçen gün arttığına işaret eden Sobacı, şunları kaydetti:

“Doğru bilgiyi nereden bulacağız? Kamu yayıncısı ya da hususi gösterim grupları verebilir. Hususi gösterim gruplarından bunu beklemek birazcık safiyane bir yaklaşım olur. En sonunda kar güdüsüyle hareket ederler. Bunun gerektirdiği içinde ne olduğu üretirler. Türkiye’de o gösterim gruplarının bir iyelik yapısı var. O iyelik yapısından değişik, onun çıkarlarından gayrı, uyuşmayan içinde ne olduğu üretmesini beklemek zor. O süre karşısında kim var? Kamu yayıncısı var. Kamu yayıncısı kamu yararı doğrultusunda hareket etmek zorundadır.”

Sobacı, TRT’nin 2023 senesinde Netflix’e alternatif internasyonal bir dijital platform inşa edeceğini, gençlik platformu kuracağını ve filmlerle oyunlara yatırım halletmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Uğur Birdal

Netflix Trt Teknoloji Güncel Haberler

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.