Tüm Yazılar

Dinlence bitiyor okula dönüşte korkular başlıyor

Tatil bitiyor okula dönüşte korkular başlıyor

Çocuğun belli bir süre oturmada ve dikkatini sürdürmede güçlük yaşaması, el göz koordinasyonunun gelişmemiş olması, görme ve işitmede sorun yaşıyor olması ya da kontakt kurmakta sorun yaşaması benzer biçimde faktörler okula hazır olmasını negatif yönde etkileyebilmektedir. Dolayısıyla çocuğun okula başlamadan ilkin, göz ve işitme benzer biçimde fizyolojik muayeneden geçmesi, gelişimsel tarama ve okula hazır olma testlerinin uzman terapist tarafınca uygulanması okula hazır olup olmadığının değerlendirilmesi açısından oldukça önemlidir.

Çocukta okula gitme korkusunun başlamasının ve devam etmesinin sebepleri neler olabilir?

Okula başlama korkusu tek bir nedene direkt bağlı olmaksızın birçok faktörle ilişkili olabilmektedir. Bunlardan bazıları;

– Bakım veren kişiyle bağımlı bir ilişki yaşayan çocuk bakım veren kişiden ayrılmaktan dolayı kaygı duyuyor olabilir. Bilhassa aşırı koruyucu ve duyarlı ortamda büyüyen çocuklar okula başladıklarında yabancı bir çevrede asla tanımadıkları insanlarla günlerini geçirmeleri, çocuklarda huzursuzluk oluşturarak okula uyum sürecinde güçlük yaşamlarına ve hatta okul fobisinin oluşmasına niçin olabilir.
– Okula başlamadan ilkin çocuğun yaşamında mesela; sevilmiş olduğu bir kişinin hastalanması, taşınma, okul değişiklik yapma, boşanma ya da kıymet verdiği bir kişinin kaybı benzer biçimde onun yaşamını etkileyecek mühim değişiklerin olması çocuğun okula uyum sürecinde zorlaştırıcı bir rol oynayabilir.
– Çatışmalı kopuk ebeveyn ilişkisine maruz kalan çocuk evden ayrıldığında ebeveynlerinden birine bir şey olacağını düşünebilir. Bu sebepten dolayı kendisini huzursuz ve kaygılı hisseden çocuk okula gitmek istemeyebilir.
– Çocuğun çekingen ve utangaç olma benzer biçimde mizaç özellikleri okul korkusunun başlamasında mühim bir faktördür.

Anne babalar evlatların okula uyum sürecine iyi mi destek olmalıdır?

– Çocuğunuzu bilgilendirin. Bu süreçte belirsizlik çocukta kaygıya yol açabilmektedir. Okula kaçta gideceği, okulda neler yapıldığı, kendisini okulda nelerin beklediği benzer biçimde mevzularda okula başlamadan ilkin çocuğunuzu mütevazı anlaşılır bir üslupla bilgilendirin.
– Okul çıkışı onu tam zamanında alacağınızı, kendisini nerede bekleyeceğinizi, nereden servise bineceğini ve hatta eve gittiğinde onu evde kimin karşılayacağına dair bilgiler evladı rahatlatır ve onu güvende hissettirir. Böylece çocuğunuzun kaygıyla daha rahat baş etmesine destek olabilirsiniz.
– Evladınız okula başlamadan ilkin kendisine okulu gezdirin. Öğretmenleriyle tanıştırın, hela, kantin benzer biçimde okuldaki bölümlerin nerelerde bulunduğunu çocuğunuza gösterin. Bu tutum soyut düşüncesi yetişkinler kadar gelişmemiş olan evladı, okulun iyi mi bir yer olduğu ve kendisini nelerin beklediğini somutlaştırarak rahatlatacak ve güvende hissettirecektir.
– Okula başlamış olan çocuğun kaygı ve korku benzer biçimde hissettiği duygu mesajları anne babalar tarafınca doğru okunmadığında çocukta baş ağrısı, karın ağrısı ve mide bulantısı benzer biçimde psiko-somatik emareler görülebilir. Dolayısıyla çocuğunuzun ne hissettiğini ve neye gereksinim duyduğunu anlayıp yanıt vermek çocuğun iyi olma hali açısından mühim bir rol oynamaktadır.
– Bilhassa anne babalar bu süreçte çocuğun duygu ifadesini teşvik etmelidir. Bunu oyun, fotoğraf ya da kitap kanalıyla yapabilirler. Bu süreçte ebeveynin kendi okula başlama sürecindeki duygularını çocuğuyla paylaşması, çocuğun zihninde güç sembolü olan anne ve babanın bile benzer duyguları yaşayabildiğini duyması, evladı rahatlatarak güvende hissettirebilir.
– Çocukla kurulan iletişimde ve duygu paylaşımlarında ‘okulda her şey fazlaca güzel olacak fazlaca eğleneceksin, hepimiz seni fazlaca sevecek’ benzer biçimde abartılı anlatımlardan kaçının. Bu biçim anlatımlar çocuğun gerçekte yaşadığıyla eşleşmeyebilir ve ebeveyne karşı duyulan itimat duygusunu sarsabilir.
– Vedalaşmayı ajitasyon oluşturacak hale getirmeyin ve kısa tutun. Çocuk kaygılandığında ya da negatif bir duygu yaşadığında ebeveyni gözlemler eğer aynı duygu ebeveynde de eşlik ediyorsa kendi korkularının yerinde bulunduğunu zihninde doğrulayacaktır.
– Yiyecek, uyku ve oyun saatlerinin okul düzenine gore tekrardan planlayın.
– Okula gitmek çocuğun sorumluluğudur. Dolayısıyla bu algınının çocukta oluşması için anne babalar çocuğun okula uyum sürecinde ‘okula gidersen dondurma alacağım.’ benzer biçimde söylemlerden uzak durarak, ödül ceza sistemini kullanmaktan kaçınmalıdırlar. Aksi taktirde çocuk okula gitmeyi ya da gitmemeyi ebeveyne ödül ya da ceza olarak kullanabilir.

Netice olarak, okula başlamadan ilkin alanında uzman bir psikolog tarafınca çocuğun psikososyal gelişiminin değerlendirilmesi ve ebeveynle beraber iş birliği içeresinde emek vererek becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Okula başladıktan sonrasında da benzer şekilde çocuğun biyo-psiko-sosyal gelişimi anne babalar ve öğretmenler tarafınca gözlenmeli herhangi bir gelişimsel bozukluk emareleri görülüyorsa alanında uzman bir psikologdan destek alınması çocuk ruh sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu