Tüm Yazılar

Sabahları tansiyonunuz yüksekse sebebi bu olabilir!

Sabahları tansiyonunuz yüksekse sebebi bu olabilir!

Yüksek gerilim şikayetiyle polikliniğe başvuran bir hastada kesinlikle EKG dediğimiz kalp şeridi çekilerek hastanın hikayesi dinlenir ve muayenesi yapılır. Ondan sonra hastanın şikâyet ve bulgularına bakılırsa kan tahlili görülmesi hem tanı hem de tedavi için yararlı bilgiler verir. Hipertansiyonu olan hastalarda EKG ile çoğunlukla karıştırılan bir incelem olan ekokardiyografi aslen kalbin ultrasonudur. Kalp fonksiyonlarında bozulma olup olmadığının incelenmesi, kalpte gelişme yada kalınlaşma araştırılması, kapaklarda yada aort damarında hipertansiyona bağlı bozulmalar gelişip gelişmediğine bakılması kesinlikle gereklidir. Seçili hastalarda efor testi yapılarak kalp damarlarının değerlendirilmesi ve efora gerilim yanıtının, efor esnasında gelişen ritim bozukluklarının incelenmesiyle ilgili yararlı bilgiler verir. Ek olarak hastalara yapabilecekleri egzersiz önerileriyle ilgili de mühim bilgiler sağlar. Şu unutulmamalıdır ki efor testi bir tarama testidir, tanı testi değildir. Doğrusu gizli saklı kalp hastalığı olan her hastayı tespit edemeyebiliriz. Yüksek riskli gördüğümüz hastalarda kalp damarlarına yönelik daha detaylı bilgiler veren sanal anjiyo tetkikleri yapabiliyoruz.

SABAHLARI TANSİYONUNUZ YÜKSEKSE UYKU APNENİZ OLABİLİR

Yüksek tansiyonu olan bazı hastalarda 1 haftalık evde gerilim takipleri önerilebildiği benzer biçimde, 24 saatlik gerilim holterler günümüzde altın standart değerlendirme yöntemidir. Mesela gündüz gerilim değerleri düzgüsel olan bir hastada geceleri uykuda solunumu duruyorsa, kısaca uyku apnesi var ise, gece gerilim değerlerindeki anormal yüksekliklerden uyku apnesi tanısına gidilebilir. Sabahları tansiyonunun yüksek olduğundan yakınma eden hastaların neredeyse hepsinde uyku apnesi problemi bulunmaktadır. Bunların haricinde her hastada olmamak suretiyle gene seçili hastalarda karın ultrasonu, idrar tahlilleri, kanda hususi tahliller ve MR incelemeleri de gerekebilir. Doktorunuz uygun tetkikleri seçecektir. Hipertansiyonu olan bir ferdin hayatında en öncelikli dikkat etmesi ihtiyaç duyulan temel kurallar; şişmansanız zayıflayın ve tuz tüketimini azaltın! Şişmanların %70’inde hipertansiyon görülür. Şundan dolayı kilo alımıyla vücutta stres hormonları devreye girer, insülin direnci oluşur, ek olarak vücutta sıvı tutulumu artar. Her 5 kiloluk artışla sistolik tansiyon 4-5 mmhg artış gösterir. Tam tersine kilo vermek de bu miktarlarda tansiyon düşüşüne sebep olup. Hastalara bir tek ilaç vermek hipertansiyonu tedavi etmez. Hastanın sıhhatli beslenmesi, egzersiz uygulaması ve zayıflaması da etkili bir tedavidir.

TUZU AZALTMAK NE DEMEKTİR ?

Türkiye ‘de tuz tüketimi günde averaj 15-16 gramdır. Hipertansiyon güncel tedavisinde tavsiye edilen ise günde 5-6 gramdır. Doğrusu Türkiye’de önerilenden 3 kat fazla oranda tuz tüketimi yapılıyor. Günlük 5-6 gram tuz ise silme çay kaşığına denk gelmektedir. Bu tuz miktarı tüm yiyeceklerden aldığımız toplam miktar olmalıdır. Doğrusu yiyeceklere fazladan tuz atmamalı, tuzsuz ekmek tercih etmeli ve konserve, turşu ve hazır gıdalardan uzak durulmalıdır. Hipertansiyonu olan hastalara bu tip beslenme düzeni ilk başta zor gelebilir sadece zaman içinde yeme alışkanlıkları halledilebilir. Bu mevzuda hastaların uyumlu ve istekli olmaları önemlidir.

NELER YEMELİYİM?

Taze sebze-meyve tüketmeli Tuzsuz ekmek tercih etmeli Kuru meyve, sakatat, turşu ve konserve besinlerde tuz oranı yüksektir, dikkat! Bu yüzden taze sebze-meyve tercih etmeli Sarımsak kullanmak pozitif yönde etkilere haizdir Hazır gıdalardan (fast-food) uzak durmalıdır Yüksek kafeinli içecekler (sert kahve, enerji içecekleri, fazla yeşil çay ve siyah çay tüketimi) tansiyonu yükseltebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu