Tüm Yazılar

Öfkeyi denetim etmekte niçin zorlanılır?

Öfkeyi kontrol etmekte neden zorlanılır?

Hiddet; mutluluk, sevgi, kırgınlık benzer biçimde organik ve geçici bir duygudur. Hiddet duymak de son aşama insanidir. Öteki duygulardan tek farkı; ifade ediş şekli sağlıksız olduğunda, kişi hem kendisine hem de çevresine büyük zararlar verebilmektedir. Öfkeyi sözel olarak ifade etmek ve sakinleşme yollarını aramak en sıhhatli yoldur. Öfkeyi doğru ifade edebilme ve yönetebilme becerisinin adı hiddet kontrolüdür. Bu aşamada kişi, istediklerinin ne bulunduğunun farkına varmalı, bu tarz şeyleri açık ve karşısındakini incitmeyecek kelimelerle aktarmalıdır.

Hiddet ikincil bir duygudur

Genel olarak öfkeli biri, en temelde incinmiş, hayal kırıklığına uğramış ve mutsuz hisseder şundan dolayı hiddet ikincil bir duygudur; kişinin, rahatsızlığını yada üzüntüsünü dile getirme repertuarının kısıtlı olduğu yada kendisini ve duygularını ifade etmesine izin verilmediği durumlarda daha sık görülür. Yetersizlik, değersizlik, kıskançlık, korku, kaygı, reddedilme ve anlaşılamamak öfkeyi ortaya çıkaran öteki duygulardır. Öfkenin deposu olan bu duyguları fark edip paylaşabilmeniz hem sizin hem ilişkileriniz için kurtarıcı olacaktır. Hiddet, şefkat ve anlayış gördüğünde hafifler. İfade edilmemiş ve bastırılmış hiddet içe yönelip depresyon yada dışarıya yönelip saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Hangi şekilde ortaya çıkacağı; kişinin, mizacına ve yetiştirilme tarzıyla ilişkilidir.

Eylemsiz hiddet yaşayan bireyler, öfkelendiklerini fark etmeyebilirler. Eylemsiz hiddet yaşandığında; duygularınız alaycılık, geri çekilme ya da anlamsızlık olarak kendini gösterilebilir. Okula yada işe gitmeme ya da fena performans sergileme, aile ve arkadaşlara yabancılaşma yada toplumsal ortamlarda fena performans gösterme benzer biçimde mutsuzluğa yol açan tutumlar görülür. Eylemsiz agresif olan kişiler, durumu fark etmese dahi dışarıdan bakanlar için kasıtlı olarak kendilerini sabote etmek istiyormuş benzer biçimde görünecektir.

Öfkeyle konuşmak iyi bir yöntemdir

Öfkem bana ne anlatmak istiyorsun? Neye ihtiyacım var? Sorularını kendinize sorabilirsiniz. Haklı bir hiddet duyuyor olsanız dahi (mesela; hakkaten de bir haksızlığa uğradınız) öfkenin katmanlarına baktığımızda; aslına bakarsak, hayal kırıklığı ve incinmişlik hislerini fark ederiz. Bazı durumlarda da kişinin, hiddet eşiği oldukca düşüktür ve toleransı zayıftır. Bu şekilde durumlarda, çocukluk ve buluğluk çalışıldığında; kişinin, ebeveynlerinden birine yada her ikisine karşı yeterince sevgi, saygı yada itimat benzer biçimde duyguların hissettirilememesi dolasıyla duyduğu öfkeyi görürüz. Dirençliyseniz bazı farkındalıkları kazanmak ve iyileşmek uzun süre alır.

Hiddet denetim problemi yaşamanızın altında; en temelde, nerede incindiğinizi bulmak, öfkeyi iyi mi denetim altına alabileceğinizi ve onu iyi mi sıhhatli şekilde ifade edebileceğinizi keşfetmek psikoterapi ile mümkündür. Ek olarak, içsel dinamiklerinizi keşfetmek ve enerjinizi devamlı öfkelenmekten ziyade daha verimli yönetebilmek için terapiden faydalanabilirsiniz. Öfkelendiğinizin farkına varıp derhal bulunduğunuz ortamdan temiz hava alabileceğiniz bir yere çıkabilir, ortam değiştirebilir yada dikkatinizi başka şeylere yönlendirebilirsiniz.

Unutulmamalıdır ki hiddet hepten dışlamamızın doğru olmayacağı insanoğlunun temel duygularından bir tanesidir ve devamlı olarak onu bastırmaya çalışmak sonrasında daha büyük sorunlara niçin olabilir. Eğer, hiddet sıhhatli bir halde ifade edilemezse bir süre sonrasında bu duygu kişinin bedenine yönelir ve yüksek gerilim, diyabet, psikosomatik rahatsızlıklar (ülser, egzama, gerginliğe bağlı kronik baş ağrısı, sebebi saptanamayan alerjiler) yaşatabilir. Ek olarak; öfkeli şahıs, öfkesi dindikten sonrasında oldukca fazla tepki verdiği için yaşayacağı suçluluk duygusu yüzünden depresyon benzer biçimde duygudurum bozukluğu yaşayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu