Tüm Yazılar

Kız çocuklarında erkeklere nazaran 4 kat daha çok

Kız çocuklarında erkeklere göre 4 kat daha fazla

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Çaçan, skolyoz hastalığı hakkında bilgiler verdi. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Çaçan, omurgaya önden bakıldığında bir cetvel benzer biçimde düz olması icap ettiğini belirterek, “Önden bakıldığında yana doğru gelişen omurga eğriliklerine skolyoz denir. Bir eğriliğin skolyoz olabilmesi için minimum 10 aşama ve üstünde olması gerekir. Skolyozda yana doğru eğriliğin yanında rotasyon da oluşur kısaca omurga kendi çevresinde döner. Bu da göğüs kafesinde asimetriye niçin olur. Skolyozdaki en mühim sorunlardan birisi eğriliğin ilerleyici olmasıdır. İlk tanıda yaş ne kadar ufak ve eğrilik ne kadar büyükse ilerleme ihtimali o denli büyüktür” diye konuştu.

“Yanlış çanta taşımak omurga eğriliğine niçin olur”

Dr. Öğr. Üyesi Çaçan, genel olarak iki tip skolyozun olduğuna işaret ederek şu şekilde devam etti: “İlk olarak yapısal olmayan skolyozda omurganın yapısında herhangi bir mesele yoktur, eğriliğe yol açan başka bir mesele vardır. Problemler içinde bel fıtığı, tek taraflı bacak kısalığı, kalça eklem sorunları, tümör ve yanlış çanta taşıma benzer biçimde durumlar vardır. Eğriliğe sebep olan durum tedavi edildiğinde eğrilik de düzelir. Yapısal olan skolyozu inceleyecek olursak; omurganın yapısında (kemik, eklem ve kas) bozukluk mevcuttur. Eğrilik kalıcıdır, düzelme görülmez. Yapısal skolyozu genel olarak 3 tipe ayırabiliriz. İlk olarak konjenital skolyoz kısaca doğuştan olan skolyozda çoğu zaman ciddi bir eğrilik söz mevzusudur. Buna gebelikte alınan bir ilaç, ışınım niçin olabileceği benzer biçimde genetik bozukluk ya da folik asit eksikliği de niçin olabilir. İkinci skolyoz tipi ise nöromüsküler skolyozdur. Omurgayı dengede tutan kaslardaki hastalık sonucu omurganın eğrilmesi ile oluşur ve süratli ilerler. Son skolyoz tipi de idiopatik skolyozdur. En sık görülen skolyoz tipidir, toplumda yüzde 80 ila 90 oranında görülür fakat sebebi belli değildir. Öteki ihtimaller içinde sebeplerin dışlanmasıyla tanı konur. Bu eğrilikler daha oldukça ergenlikten ilkin adım atar ve ilerleyicidir. Kız çocuklarında erkeklere nazaran 4 kat daha çok görülür.”

“Göğüste oluşan asimetri ile kendini belli eder”

Doğru tanı için omurganın tamamına röntgen çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Çaçan, “Çoğu zaman göğüste asimetri oluşur, arka taraftan omurgaya bakıldığında bir omuz diğerine kıyasla daha düşük durur. Bir taraftaki kürek kemiği daha belirgindir ve bel kuşağında asimetri görülür. Sırttaki asimetri şahıs öne eğildiğinde daha da belirginleşir ve eğriliğin büyüklüğü röntgen üstünde meydana getirilen ölçümlerle belirlenir. Ölçümlere nazaran skolyozun hangi tip olduğu anlaşılarak tanı konulur. Hastanın ergenlikten sonrasında iskelet sisteminin olgunlaşmasıyla beraber ilerlemesi durur” ifadelerini kullandı.

“Eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmak için korse kullanın”

Doç. Dr. Mehmet Akif Çaçan, skolyoz tedavisinin kişiye hususi planlandığını ifade ederek şu detayları verdi: “Skolyoz tedavisi eğriliğin tipine, ebatlarına ve hastanın yaşına nazaran değişkenlik gösterir. Günümüzde skolyoz tedavisinde cerrahi dışı ve cerrahi yöntemler kullanılır. Cerrahi olmayan yöntemler daha oldukça eğrilik miktarı azca olan hastalarda eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla kullanılır. Bunlar içinde en mühimleri korse ve egzersizdir. En sık görülen idiopatik skolyozda 20 derecenin altındaki eğrilikler bir çok süre yalnız takip edilir. Daha büyük ve ilerleme riski olan eğriliklerde korse kullanılır. 40 derecenin üstündeki eğrilikler çoğu zaman cerrahi ile tedavi edilir. Konjenital kısaca doğuştan oluşan skolyozda bir çok süre cerrahi tedavi gerekir. Cerrahide de füzyonlu ya da füzyonsuz yöntemler mevcut olup bunlar da hastanın ihtiyacına nazaran uygulanır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu