Tüm Yazılar

Kitap okuyarak ruh sağlığınızı iyileştirebilirsiniz

Kitap okuyarak ruh sağlığınızı iyileştirebilirsiniz

Fizyolojik sıhhat kadar ruh sağlığının da önemine değinen Bozkurt, “Ruhsal sorunlarımızla yüzleşmek ve bir çözüm üretmek hem fizyolojik hem ruh sağlığımız açısından mühim. İhtiyacımız olduğunda psikolog ve psikiyatrdan yardım almak süreci hızlandırsa da, kendine yardım kitapları, psikoloji temalı kitaplar ve filmler de iç görümüzü arttırmaya yarar sağlıyor. Hiçbir farkındalığı olmadan yaşayan fakat bir kısır döngüden çıkamadığını düşünen bir fert, izlediği bir filmle ortak örüntüyü fark edebilir ve desteğe ihtiyacı bulunduğunu anlayabilir” diye konuştu. Kendine yardım kitapları, emareleri hafifçe şiddette olan bireylere oldukça yarar sağladığını belirten Bozkurt, “Kitaplarda anlatılan teknikler birçok insanoğlunun anlayıp uygulayabileceği şekilde kolay anlatılmıştır. Buradaki mühim nokta, bu kitapların yavaş yavaş, sindire sindire, anlatılan teknikleri uygulayarak okunması gerektiğidir. Kendine yardım kitapları ile ilgili bir öteki mühim nokta ise kişisel gelişim kitaplarından değişik olmalarıdır. 10 adımda mutluluk, 15 adımda varlıklı olmanın yolu şeklinde bilimsel tabanı olmayan tavsiye kitapları gerçekçi unsurlar sunmaz. Kendine yardım kitapları psikoloji, psikiyatri, nöroloji, sinirbilim ve bağlantılı birçok bilim dalını birleştirerek, ruhsal sorunları değişik açılardan ele alır. Sunmuş olduğu çözümler seneler devam eden araştırmaların bir sonucudur. Kişinin bireysel bir problemi olmasa bile yakınlarına daha oldukca yardım edebilmek için bir psikiyatrik bozukluk hakkında detaylı bilgiye haiz olmak isteyebilir. Çocuğuna şizofreni tanısı konan bir ebeveynin hissettiği umarsızlık, şizofreni hakkında kitaplar okumuş olduğu, filmler izlediği ve şizofreni destek gruplarına katılmış olduğu süre azalabiliyor bu sayede. Evlatlarının psikiyatrik durumu hakkında minik çaplı verdiğimiz psikoeğitimi, tavsiye ettiğimiz kitaplar ve filmler ile desteklemiş oluyoruz. Daha çok bilgiye haiz olan anne babalar ne yapacakları mevzusunda daha sakin ve sağduyulu davranabiliyorlar. Tek başına sorunlarını çözememiş ve terapi sürecine başlamış hastalarımıza da yarar sağlıyor bu yayınlar. Farkındalığı arttırmak adına uzun seanslar harcamak yerine, hastalarımıza verdiğimiz ev ödevleri-okuma yapmak ve içerik izlemek- zamandan tutum etmemizi sağlıyor. Bilhassa iç görü mevzusunda güçlük yaşayan ya da devam ettirdiği davranışın kendi kişisel gelişimine iyi mi zarar verdiğini fark etmeyen hastalar için bu kaynaklar tedavi sürecini hızlandırıyor” ifadelerini kullandı.

BİR TEDAVİ YÖNTEMİ OLARAK EDEBİYAT

Bu anlamda ‘Bibliyoterapi’nin önemi 20.yüzyılın başlarında batıda fark edilmiş bulunduğunu özetleyen Bozkurt, “Hastaların ruh sağlığını iyileştirmek ve iç görü kazandırmak için psikiyatrik hastanelere kütüphaneler kurulmuştur. Bibliyoterapi kelime anlamıyla, kitap okuma kanalıyla ruh sağlığını iyileştirme anlamına gelmektedir. Terapi sürecinde hastanın kişisel sorunlarıyla eşleşen bir öyküye haiz eseri, psikolog hastasına ev okuması olarak ödev verir. Sonraki seansta da hastanın kitapta fark ettikleri, karakterin baş etme şekilleri tartışılır. Bu sayede hasta bu sorunları yaşayan ilk ve tek insan olmadığını ve değişik çözüm yolları bulunduğunu keşfeder. Hastalarımıza tavsiye ettiğimiz çeşitli filmler ve içinde ne olduğu varlıklı videolar da terapi sürecine katkı sağlar. Kitap önerisi şeklinde filmi de ev ödevi olarak veririz ve bir sonraki seans değerlendirmesini yaparız. Çeşitli psikiyatrik bozuklukların mevzu alındığı filmleri, spesifik olarak, hastalarımızın şikayetleri üstüne tavsiye edebiliyoruz. Ebeveynlik tutumları üstüne, çocuklarına iyi mi yaklaşmaları icap ettiğini öğretebilmek adına, ebeveynlere ödev verebiliyoruz” dedi.

KİTAP OKUMANIN RUH SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Kitap okumanın ruh sağlığı üstündeki pozitif yönde etkileriyle ilgili birçok araştırma yapıldığını, kitap okumak, kurgu olsun yada olmasın, kişinin ruhsal sorunlarıyla, kaygısıyla daha iyi baş etmesine, bakış açısının değişmesine, empati becerisinin artmasına yarar sağladığını ifade eden Uzm. Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, fizyolojik açıdan bedensel duyumlarda sakinleştirici tesiri bulunduğunu söylemiş oldu ve sözlerine şöyleki devam etti: “Stresin etkisiyle hızlanmış kalp atışları normale döner, uyku kaliteniz artar, kendinizi daha dingin hissedersiniz. Bu yüzden de ihtiyacınıza yönelik doğru kitabı seçmek önemlidir. Dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan birkaç nokta var. Popülist kültürün etkisiyle, informasyon temeli sağlam olmayan roman-kişisel gelişim seçimi yazılan kitaplara dikkat edilmesi gerekiyor. Bu kitaplar araştırılmadan alınıp okunulduğunda hastalarımızda gerilemeye niçin olabiliyor. Vaka, ‘ben niçin yapamıyorum’ şeklinde kendini suçlamalara dönebiliyor. Aynı şekilde psikiyatrik vakaların diziye çevrilmesi, aynı problemi yaşayan bireylerde farkındalığı sağlarken, öteki aile üyesinin de suçlayıcı konuşmasına niçin olabiliyor. Kitap okumak, film seyretmek, tiyatroya gitmek ruh sağlığımızı korumak adına yaptığımız aktiviteler değil bir tek, bununla beraber tedavinin bir parçası olarak kullanılıyor. Narsist kişilik bozukluğu hakkında bir tiyatro eseri seyretmek, depresyonuyla baş etmeye çalışan bir kadının öyküsünü okumak, şizofreni hastasının rehabilitasyon süreciyle ilgili bir film seyretmek bizlere yeni bakış açıları, yeni baş etme şekilleri sunar. İhtiyacınız olan yayınları dikkatli seçmek, kısa bir ön araştırma yapmak yada psikoloğunuzla bu mevzuyu tartışmak doğru kaynağa ulaşmanızı elde edecektir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu